Kargaların ortalama ömrünün 200 yıl mı?

17/4/2007 -Kategori: Son derece bilimsel

Kargaların ortalama ömrünün yaklaşık 200 yıl olduğunu duymuştum. Bu doğru mu?

Doğada vahşi olarak yaşayan kargalar en fazla 13-14 yıl kadar yaşar. Esaret altındaysa 40 yıldan fazla yaşayabilirler. İngiltere’den verilen bir kayda göre kargalardan bir tanesi 80 yıl kadar yaşamış. Bilindiği gibi kuşlar esaret altında iyi bakılırlarsa normal yaşamlarında çok daha fazla yaşayabiliyorlar. Doğada koşullar her zaman daha zordur.

Balıklar su içer mi?

Yaşamın kaynağı olan su, canlıların vücutlarında değişik oranlarda bulunur. Bu, suyu tüm canlılar fizyolojik olarak kullandığı anlamına gelir. Buna su içinde yaşayan canlılar da dahil. Bu yüzden balıklar su içerler.

Karnımız neden bazen guruldar?

Mide, sürekli olarak kasılan ve hareket eden bir organdır. Mide dolu olduğunda, tüm bu aktiviteler normal ilerleyişini sürdürür. Ancak boş olduğunda da kasılmalar devam eder. Bu kasılma hareketleri devam ederken, mide duvarlarının birbirine sürtünmesi sonucunda da, ‘karın guruldaması’ dediğimiz sesi duyarız.

Bir kene ortalama kaç metreküp kan içer?

Bu kenenin türüne ve yaşına göre değişiklik gösterir. En yaygın görülen ve en fazla çalışılmış kene türlerinden biri olarak kabul edilen kış kenelerinin (Dermacentor albipictus) dişileri, bir seferde ortalama 2 mililitre kan emebiliyorlar.

Köpekbalıkları neden kansere yakalanmaz?

Köpekbalıkları hastalıklara karşı oldukça dirençlidir. Bunun nedenlerinden birisi son derece güçlü bağışıklık sistemine sahip olmaları. Bu sayede kansere de yakalanmazlar.

Çift sarılı yumurtadan çift civciv çıkar mı?

Çift sarılı bir yumurtada yavru gelişimi meydana gelse de yavrulardan biri yaşam savaşında diğerini yener. Ancak genellikle iki yavru da henüz yumurtadan çıkmadan yaşamlarını yitirir.

Neden mavi renk sebze veya meyve yok?

Bitkilerin rengini veren pigmentlerin kimyasal yapıları, düşük dalga boylarında ortaya çıkan renkleri vermek üzere gelişmiştir. Mavi ve yakın renkleri oluşturan bileşikler, ya zehirlidir ya da enerji açısından ekonomik değillerdir.

Neden kuru fasulye gibi baklagiller gaz yapar?

Sindirim enzimlerimizin yetersiz kaldığı besinler, kalın bağırsağımızdaki simbiyont bakteriler tarafından parçalanırlar. Bu işlem sırasında da bağırsak gazını oluşturan gazlar açığa çıkar. Baklagillerde bulunan oligosakkaritlerin sindirimi için enzimlerimiz yetersiz kaldığı için, bu besinler yendiğinde bağırsaklarda normalden daha fazla gaz oluşur.

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

YELKOVAN

23/3/2007 -Kategori: Son derece bilimsel

Yelkovankuşu
Latincesi Puffinus ama diğer dillere yelkouan olarak geçmiş.
Familyası
Procellariidae
Yaşadığı yerler
Kuluçka zamanı haricinde okyanuslarda yaşar.
Özellikleri
Martı büyüklüğünde, perde ayaklı, göçmen bir kuş. Küçük balık, yengeç, salyangoz yiyerek beslenir.
Ömrü
15 yıl kadar.
Çeşitleri
15 türü bilinmektedir:
  • Karagagalı yelkovan (Puffinus puffinus),
  • Sarıgagalı yelkovan (Puffinus kuhlii)

meşhurlarıdır.

Fırtına kuşları (Tubinares) takımından martı iriliğinde bir okyanus kuşu. 15 türü vardır. Hepsi iyi yüzücü ve çoğu dalıcıdır. Boyları 30-63 cm uzunluğundadır. Perde ayaklı göçmen kuşlardır. Sivri ve uzun kanatlarıyla uzun mesâfeler kat ederler Yalnız üreme dönemleri karaya çıkarlar. Uzun ve ucu çengelli gagaları boynuzsu plaklarla örtülüdür. Burun delikleri tüp şeklinde ayrık iki boru hâlinde dışarı açılır. Fırtına kuşları gibi midelerinden yağlı ağır kokulu bir madde salgılarlar. Bazıları bunu yavrularını beslemede, bir kısmı ise düşmanlarına karşı kendilerini korumada kullanırlar. Tehlike anında bu sıvıyı burun deliklerinden dışarı fışkırtırlar. Çoğunun sırtları gri, siyah, kahverengi ve karın altları beyazdır. Tamamen siyah olan türler de vardır. Tüyleri sık ve su geçirmez özelliktedir. Çok uzaklara göç eden mükemmel uçuculardır. Yelkovankuşları uçarken su yüzeyine yakın uçar ve yüzeyde bulabildikleri küçük balıklar, deniz kabukluları ve atıklarla beslenirler.

Koloniler halinde açık adalarda ürerler. Kullanılmayan tavşan yuvalarını veya kendi açtıkları çukurları yuva olarak kullanırlar. Tek ve beyaz bir yumurta yumurtlarlar. Özellikle Avustralya adalarında büyük koloniler meydana getirirler. Tekeşlidirler. Erkek ve dişi sırayla kuluçkaya yatarlar. 50 gün içinde yumurta açılır. Yavru 12-14 hafta anne ve baba tarafından yuvada beslenir. Sonra yalnızlığa terk edilir. Yürüyemeyecek kadar irileşen yavru bir hafta zarfında zayıflayarak yuvadan ayrılır. Anne ve babasının uçtuğu yöne doğru uçmaya başlar. 3-4 yıl sonra içgüdüsü ile doğduğu yere döner. Yelkovan kuşlarının yön bulma kabiliyetleri güçlüdür. Uçsuz bucaksız okyanuslar üzerinden uçarak yuvalarını şaşırmadan bulurlar.

Yelkovankuşu Akdeniz ülkelerinde ve Türkiye'de de bulunur. Örneğin İstanbul Boğazı'nda suyun az üzerinde sürüler halinde Karadeniz'den Marmara'ya veya Marmara'dan Karadeniz'e hızla uçarlar. Türkiye'de bulunan cinsi sarıgagalı yelkovandır (puffinus kuhlii).

Deney için alınan iki yelkovankuşundan biri Venedik'te (İtalya'da), diğeri Boston'da (ABD'de) serbest bırakıldı. İlki, 1300 km'lik yolu iki haftada aşarak yuvasına ulaştı. İkincisi ise 500 km'yi 12,5 günde alarak yuvasını buldu. Yelkovankuşları göçmen kuşlarıdır. Kuluçka zamanı haricinde daima denizde yaşarlar.

Kültür [değiştir]

Yelkovankuşu, Orhan Veli Kanık'ın "Gün Olur" şiirinde aşağıdaki dizelerde geçer:
Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra. [1]

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Oha! diyor tebrik ediyorum kendüsünü

5/12/2006 -Kategori: Son derece bilimsel

ÖZLÜ SÖZ #444
"Gevreğe süt döküp yiyemezdim, canım sıkılırdı. Ben de bourbon dökerek yerdim."
1970'li yılların unutulmaz dizisi Dallas'ın J.R. Ewing'i Larry Hagman 1992'de Hagman'a siroz teşhisi konulduğunu ve üç yıl sonra da karaciğer nakli yapıldığını hatırlatalım. Ama alışmış kudurmuştan beterdir, yine içkiye başlamış kendisi.

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Blogunuza Günlük Gazete Kapakları Ekleme

5/12/2006 -Kategori: Son derece bilimsel

Sitenize günlük gazetelerin kapaklarını koyabilirsiniz    sadece bu yazıyı tıklayın yeter. Ben ekledim soldaki sütuna, bakın!

 

Bu birrrr hizmetidir.

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

'Depresyon bantlarının' satılmasına izin verildi

2/3/2006 -Kategori: Son derece bilimsel

 

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) sigarayı bırakmak isteyenlerin kullandığı nikotin bantlarına benzeyen ''depresyon bantlarının'' piyasaya sürülmesine izin verdi. Bristol-Myers Squib şirketi tarafından satışa çıkarılacak EMSAM adlı ürün, vücuda Selejilin maddesi yayıyor.

 

Bir zamanlar rayma bilezikler modaydı şimdi de bu moda olur. İşin garibi o bileziklerin çoğu sadece görüntü olarak benziyordu faydası var mıydı bilinmiyor. Bazı yaşlı amcalarda hâlâ rayma bilezik görüyorum ben:))

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

BUGÜN SAĞLIK KONUSUNA TAKTIM

2/3/2006 -Kategori: Son derece bilimsel

Detoksla vücudunuzu arındırın

Yılda iki kez düzenli olarak detoks yapın, vücudunuzdaki toksinlerden arının Sağlıklı bir detoks için ana öğünleriniz sebze-meyve ağırlıklı olsun. Bol bol su ve bitki çayları için

Diyetisyen Dilara Koçak, detoksla arınıp yorgunluktan kurtulmak için neler yapılması gerektiğini anlattı:

Detoks nedir? Vücudumuzu nasıl etkiler?
Detoks toksinlerden arınma anlamına gelir. Hergün birçok toksin ile karşı karşıya kalınır. Bunlardan en önemlisi sigara dumanıdır. Siz içmeseniz de; çevrenizde içenlerden gelen duman bile zararlıdır. Alkol, gereksiz alınan ilaçlar, aşırı katkı maddesi kullanımı, tarımsal ilaçlar, besin allerjenleri, hava kirliliği, egzos gazı ve radyasyon da önemli toksin kaynaklarıdır.

DOĞAL BESLENMEYİ ÖĞRENİN
Eğer bir de bunlara dengesiz beslenme, hareketsiz yaşam ve stres eklenirse; bu durumda vücudunuzun hem stresle baş etmesi, hem ihtiyacı olan besin öğelerini karşılaması hem de bağışıklık sisteminizi güçlü tutması gittikçe zorlaşır. Yani toksinlerin vücutta artışı, stresle birlikte bağışıklık sistemini olumsuz etkiler. Bağışıklık sisteminin yavaşlaması ise; gripten kansere kadar çok geniş bir yelpazede hastalığa karşı risk demektir. Aslında vücudumuz terleme, solunum, idrar yapma ve dışkılama gibi metabolik faaliyetlerle toksinleri atma mekanizmasına sahiptir. Ancak şehir yaşamı, doğal toksin temizliğini zor duruma getirir. Günlük koşturma içinde yeteri kadar sebze-meyve tüketmemek, besinlerin faydalı olan etkilerini uygun pişirme yöntemlerini kullanmadığımız için fonksiyonu düşük hale getirmek, öğün atlamak ve yeterli su içmemek gibi birçok neden, detoks yapma ihtiyacını doğurmaktadır.

Nasıl detoks yapabiliriz?
Toksinlerden kurtulmak için doğal beslenme ana prensiptir. Yani sebze ve meyvelerin ağırlıklı olduğu ana öğünler, sebze ve meyve sularının içildiği ara öğünler, işlenmemiş tam tahıl ekmeği, kurubaklagiller, balık, yoğurt, yağlı tohumlar ve bol su; kolay uygulanabilecek bir detoks şeklidir. Böyle bir beslenme şekli en az 3 gün ama tercihen 7-10 gün uygulanabilir. Bu süre içinde kafein, alkol ve hazır gıdalardan uzak durulmalıdır.

BAHAR YORGUNLUĞUNU ATIN
Detoksun özellikle mevsim geçişlerinde sonbahar ve ilkbaharda yapılması, kişilerin 'bahar yorgunluğu' dediğimiz şikayetlerini azaltır. Ayrıca sonbaharda 'hastalık ayı' dediğimiz; havaların hızlı değişimiyle birlikte bağışıklık sisteminin zayıf olduğu bir noktada hastalıkların oluşumunu da engeller. Çünkü etkili bir detoks bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Bu tür programlarda kullanılacak meyve ve sebzeler önemlidir. Detoks programı süresince bol su içilmeli ve sıvı ihtiyacının bir kısmı sebze ve meyve sularından karşılanmalıdır. Özellikle de yeşil çay, bu konuda önemlidir, bağışıklık sistemini güçlendirir. Zencefil, hindiba, rezene, kereviz ise vücuttan fazla suyun atılmasına yardımcı olabilir.

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

GENETİK ZAR

2/3/2006 -Kategori: Son derece bilimsel

HAYATINIZ boyunca atacağınız en önemli zar, yaşamınıza ilişkin olandır. Aslında zarlardan biri siz doğarken atılıyor. Bu zarı atan siz değil, "genetik" yapınızdır. Bu zarın rakamı doğumla birlikte kesinleşiyor ve hayat boyu yapışıp kalıyor size.

Ailenizden, ırksal ve bazı özelliklerinizden, yaşadığınız coğrafyadan, kısacası yüzyılların ötesinden süzülüp gelen bu "genetik zar"ın rakamsal değeri, tamamen sizin dışınızdaki güçler tarafından belirleniyor.

GENETİK ZARA DİKKAT

Bunlar kesinlikle değişmez şeyler mi? Özellikle yaşlanmayı geciktirme ve biliminde, genetik mühendisliğindeki gelişmelerden sonra durum pek eskisi kadar ümitsiz değil... Erken belirlenen genetik riskleri azaltmak da, bazı genetik riskleri önceden saptayıp tamamen kaçınmak da mümkün. Ama öyle ya da böyle bu zarın birincisine, "genetik zar"a tümüyle müdahil olmanız en azından "şimdilik" pek olası değil.

Eğer babanız veya annenizi çok genç yaşta kalp damar hastalığına bağlı ani ölümle, beyin damarı sorunlarına bağlı felçlerle kaybetmişseniz... Ailenizde genetik olarak kolesterol veya trigliserid seviyesi, ürik asid ve homosistein düzeyi yüksekliği, şeker hastalığı, hipertansiyon, belirli organ ve doku kanserlerinde yüksek sıklık eğilimi varsa "genetik zar"ınız muhtemelen yüksek gelecektir.

İKİ ZARIN TOPLAMI

Ama üzülmeyin. Belirleyici olan sadece birinci zar değil. İki zarın toplamının ne ettiği önemli. Genetik zarınızda şanssızsanız, bu zarınız 5 veya 6 düşmüşse ümidinizi hemen kırmayın, asla gereksiz korkularla bunalmayın. İkinci zarın kaç geleceğini tamamen siz belirliyor, kararı sadece siz veriyorsunuz. Bu zarı belirleyen de sizin yaşam tarzınız, günün "in" deyimişiyle "lifestyle"niz. Eğer siz "daha iyi bir hayat" kararlı iseniz, yeterince bilgi ve deneyime sahipseniz ya da bu konuda birikimi olanlardan yararlanmayı becerebiliyorsanız ikinci zarınızın "1" gelmesini sağlayabilirsiniz. Dikkatsiz, plansız, kendi seyrine bırakılmış bir yaşam sürdürürseniz kendi zarınız da tehlikede demektir.

KAN DEĞERLERİ Kolesterol yüksekliği sorununuz varsa, ürik asidiniz, kan şekeriniz, trigliserid düzeyleriniz yüksek seyrediyor ve siz hiçbir önlem almıyorsanız...

HAREKETSİZ YAŞAM Hareketsiz, egzersizden uzak bir yaşam sürmekte ısrarlı iseniz, fazla kilolarınızı dert etmiyorsanız...

KÖTÜ BESLENME Beslenmenize dikkat etmiyor, yeterli ve dengeli beslenmiyor, gerekli vitamin, mineral ve besin desteklerini kullanmıyorsanız...

YETERSİZ DİNLENME Yeterince uyumuyor, dinlenmeye, tatile, dostlarla, ailenizle geçireceğiniz keyifli zaman dilimlerine pek önem vermiyorsanız...

GERGİN BİR YAŞAM Kızgınlık ve hiddetten uzak, olumlu yapıcı, höşgörülü, sevgiyi, güzeli, yardımseverliği ve vermeyi esas alan bir yaşam biçimi yerine stresli, gergin, kızgın, umutsuzluğa prim veren bir hayata öncelik tanıyorsanız, kendi zarınızı yüksek atacağınızdan emin olabilirsiniz.

SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN YOL HARİTASI

SAĞLIKLI PROGRAM Eğer iştahı, sindirimi normal, uyku sorunu olmayan, yeterli ve dengeli beslenen, düzenli ekzersiz ve dinlenme alışkanlığı olan, sağlıklı bir çevrede yaşayan biriyseniz ve mutlu, stres düzeyi düşük keyifli bir yaşam sürdürüyorsanız sağlıklı yaşam programını uyguluyorsunuz demektir.

TEMİZLİĞE ÖZEN Temiz bir ortamda yaşıyorsanız, temiz su ve güvenli besin tüketiyorsanız, kişisel temizliğinize gereken özeni gösteriyorsanız (dişlerinizi fırçalıyor, düzenli duş alıyor, düzenli tuvalete gidiyorsanız) daha da şanslısınız.

DÖRT TEMEL DAYANAK Tam ve eksiksiz bir sağlıklı yaşam biçimi programı uygulayabilmek dört temel dayanağı doğru oluşturmakla mümkündür: Doğru beslenme, düzenli ekzersiz, yeterli ve kaliteli uyku, dengeli, stresi düşük bir ruhsal yaşam.

TAMAMLAYICI TIP Tam ve eksiksiz bir sağlıklı yaşam programının tecrübeli ve kaliteli bir sağlık desteği almayı gerektirdiğini de unutmamalısınız. Bu, entegre sağlık programıdır. Modern batı tıbbının, geleneksel tamamlayıcı tıp programlarıyla (meditasyon, masaj, yoga, akapunktur, aroma terapi, homeopatik destekler, osteopatik uygulamalar...) birlikte uygulandığı, beden, ruh ve aklın işbirliğini sağlayan ve güçlendiren çağdaş bir tıp konseptidir.

ÇEVRESEL SAĞLIK Yaşadığınız çevre, içtiğiniz su ve kullandığınız besinler ne kadar temiz ise hücreleriniz, doku ve organlarınız o kadar temiz olacaktır. Zararlı kimyasallarla, endüstriyel atıklarla, antibiyotiklerle, hormonlarla, boya ve koku verici maddelerle, egzoz gazları, fabrika bacaları, sigara dumanı, kalorifer atıklarıyla dolu bir havayı soluyarak hücrelerinizi ne kadar temiz ve sağlıklı tutabilirsiniz?

FAZLA KALORİLER Eğer gereğinden fazla kalori tüketip, bol bol hayvansal protein ve yağ kullanırsanız bunlardan bedeninizin üreteceği atıklarla vücudunuzu hücreleriniz için yaşanması mümkün olmayan bir cehennem haline getirebilirsiniz. Sağlıklı yaşamak istiyorsanız, sağlıklı bir çevrede yaşam sürmeli, temiz ve güvenli su içmeli, sağlıklı beslenmeyi, hangi besinleri ne zaman, ne miktarda ve ne sıklıkla tüketeceğinizi bilmelisiniz.

Sağlıklı yaşamın 4 temel dayanağı:

Düzenli egzersiz, doğru beslenme, kaliteli uyku ve stres düzeyi düşük bir ruhsal yaşam.

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Uzun yaşamak için bunları yapın

22/2/2006 -Kategori: Son derece bilimsel

Haftada en az bir kez bunları yapın

1500 kaloriye denk gelen şu çalışmalar ömür uzatıyor:

  • 1 saat uzun koşu veya futbol
  • 2 saat jogging veya yüzme
  • 3 saat tenis
  • 4 saat pingpong ya da dans
  • 4,5 saat tempolu yürüyüş
  • 9 saat bisiklete binmek
  • Her gün sebze, meyve ve tahıl ürünleri tüketin.
  • Günde en az 2,5-3 litre su için.
  • Egzersiz alışkanlığı edinin. Her gün olmasa da, haftada en az bir kez 1 saat tempolu yürüyün.
  • Koşun, koşmak sanılanın aksine acıktırmaz. Koşmayla birlikte salgılanan bazı enzimler, beyne tokluk sinyali gönderir.
  • Sigarayı bırakın.
  • Düzenli ve kaliteli uyuyun.
  • Düşük ağırlıklı kas çalışmaları yapın.
  • Doymuş yağlardan (margarin, tereyağı) uzak durun, mısır ve ayçiçek yağları vücutta yakılırken çok miktarda zararlı yan ürün meydana getirir. Bu nedenle zeytinyağını tercih edin.
  • Alkol alımını kısıtlayın, vazgeçemiyorsanız en sağlıklı tercih, günde bir bardak olmak şartıyla kırmızı şarap ya da biradır.
  • Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

    PARDUS

    14/2/2006 -Kategori: Son derece bilimsel

    Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) bölümü bünyesinde geliştirilen Pardus işletim sisteminin, 26 Aralık'tan bu yana 25 bin kere bilgisayarlara indirildiği kaydedildi.

    TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) bünyesinde çalışan Türk bilgisayar uzmanları tarafından geliştirilen ''Özgür İşletim Sistemi Pardus''un, 26 Aralık'tan bu yana25 bin kere bilgisayarlara indirildiği açıklandı. Pardus projesinin Web sayfaları da 142 bin kere ziyaret

    edildi. Dağıtımının Web üzerinden sunulmaya başlamasından bu yana yaklaşık1 aylık bir süre geçen sistemin, bu süre içinde, arama motorlarında 12bin kere arandığı, ayrıca, projenin http://liste.uludag.org.tr adresinden ulaşılan e-posta listelerine ve bilgi@uludag.org.tr adresine son bir aylık dönemde yaklaşık 3 bin adet e-posta gönderildiği bildirildi.

    Bu rakamın, Pardus 1.0'ın çıkışından önceki döneme ait rakamların yaklaşık 10 katı olduğu aktarıldı.

    Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

    Zehirlenerek yok olmuşlar(Haydaaa karar verin kardeşim!)

    14/2/2006 -Kategori: Son derece bilimsel

    Dinazorların göktaşı düşmesi sonucu değil, zehirlenerek neslinin tükendiği öne sürüldü. Viyana’daki Doğa Tarihi Müzesi ve Rus Bilim Akademisi’nden uzmanlar, yanardağlardan açığa çıkan arsenik ve diğer zehirli metallerin dev sürüngenleri yok ettiği sonucuna vardıklarını açıkladılar.

    İddiaya göre 65 milyon yıl önce göktaşının Meksika Körfezi’ne düşmesinden yaklaşık 500 ile 800 yıl önce Hindistan ve Yeni Zelanda’daki volkanik faaliyetler, dinozorların sonunu hazırladı.

    Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
    « Önceki - Sonraki »

    Ben Prens Tenes'im Bir Ada Kıyısına Vurmuş Bedenim

    Okuyunca kurbağaya dönüşen bir prensim. Bir adamın ruhunu doyurmak istiyorsanız blog tutmayı öğretin diyenlerdenim.

    Son Yazılarım

    Arkadaşlarım

    Kategorilerim

    Bağlantılarım

    Designed by In Obscuro